Covid-19 Koşullarında Elit Taekwondo Sporcularının Performans Durumlarının İncelenmesi: Karma Bir Çalışma

ÖZET

Covid-19, yaşamın birçok noktasında olduğu gibi spor çevrelerini de olumsuz etkiledi. Bu süreçte tüm spor paydaşları, süreci en ekonomik ve etkili çözümlerle yönetmeye odaklanırken, sporcular da bu noktada, evde devam etmek zorunda kaldıkları antrenmanlarına yeni bir yön vermek zorunda kaldı. Bu kapsamda araştırma, elit taekwondo sporcularının Covid-19 salgını sebebi ile evde devam etmek zorunda oldukları antrenman süreçleri ve performans durumları hakkında bilgi toplamak ve inceleme yapmak amacıyla yapıldı.  Araştırma, 28 elit taekwondo sporcusunun gönüllü katılımı ile, nicel ve nitel süreçlerin aktif olduğu karma bir desende yürütüldü. Araştırma kapsamında sporcuların evde yürütmek zorunda kaldıkları antrenman süreçleri, performans durumları ve süreç ile ilgili sporcuların görüş ve düşüncelerine başvuruldu. Verilerin düzenlenmesi, analizi ve sunumu aşamasında betimsel ve içerik analizi tekniklerinden faydalanıldı. Nicel verilerin analizinde SPSS 25 istatistik yazılımı kullanıldı. Araştırmadan elde edilen bulgular; sporcuların büyük oranda evlerinde spor ortamı oluşturduğunu, uzaktan antrenör desteği aldığını, haftada 3-7 arası antrenman yaptıklarını ve haftalık ortalama 7,47 saat antrenman yapabildiklerini, bunun yanında bazı fiziksel, motorik ve mental anlamda problemleri olduğunu gösterdi. Sonuç olarak, elit sporcuların performanslarını geliştirici antrenmanlardan ziyade mevcut durumlarını koruyucu bir strateji belirledikleri tespit edildi.

GİRİŞ

2020’de dünya, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) uluslararası bir endişe ile halk sağlığını tehdit eden Koronavirüs hastalığını ilan etmesi sonucu (Covid-19) yeni, viral, zoonotik bir patojenin (SARS-CoV2) ortaya çıkmasına tanık oldu (Biscayart et al., 2020; Rodriguez-Morales et al., 2020; Rodríguez-Morales et al., 2020). Zamanın geçmesiyle küresel endişenin ve vaka sayılarının artışı, sadece Çin ile sınırlı kalmayıp diğer ülkelerinde etkilenmesine, sağlıklarının yanında birçok diğer çevrelerinde olumsuz etkilenmesine sebep oldu (Rodríguez-Morales et al., 2020; Wang et al., 2020). Spor çevreleri de bundan nasibini aldı ve Grand Prix, Formula 1 gibi dev organizasyonlardan sonra Tokyo Olimpiyatları da Covid- 19 sebebiyle ertelendi.  

Bu süreçte iptal ve ertelemeler sadece büyük organizasyonlar ile sınırlı kalmamış, spor salonları, koşu ve yürüyüş alanları, stadyumlar gibi mekanları da etkilemiştir. Ulusal ve uluslararası tüm etkinliklerin ertelenmesi, genelden özele tüm spor paydaşlarını çözümler üretmeye itmiştir (Parnell et al., 2020). Bu durum elbette sporcuları da bireysel çözümler üretmeye zorlamıştır. Ayrıca “evde kal” gibi politikaların da teşvikiyle, sporcuların antrenman süreçlerine evde devam etmeleri kaçınılmaz oldu. Sporcular karantina sürecini en uygun şekilde geçirerek antrenman kazanımlarını elde etmek ya da mevcut durumlarını korumak zorundadırlar. Bu süreçte hareketsiz kalmanın birçok fiziksel, fizyolojik ve motorik gerilemeye yol açacağı bilinmektedir (Camacho-Cardenosa et al., 2019; Psilander et al., 2019; Oliveira et al., 2017).

Elit sporcuların, sportif performanslarını artırmak amacıyla yaptıkları çalışmaları ev ortamına taşımalarının bazı güçlükler içerebileceği düşünülmektedir. Öte yandan koşulların her sporcu için nerdeyse eşit olduğu düşünüldüğünde, sporcuların bu krizi fırsata çevirmeleri de olası gözükmektedir. Sporcuların kendilerine en uygun antrenman ortamlarını hazırlamaları, bireysel programlar oluşturmaları, bireysel eksiklerine odaklanmaları, fizyolojik, psikolojik ve metabolik parametrelerini iyi duruma getirmeye çalışmaları onlara karantina sonrası süreçler için önemli bir alt yapı oluşturacaktır. En önemlisi, sporcular maksimum verime odaklandıklarında, onları destekleyecek sağlam bir ruh haline sahip olacaklardır (Guszkowska, 2004; Lun et al., 2018; Manzoni et al., 2008).

Bu araştırmada, elit taekwondo sporcularının Covid-19 sebebi ile evde devam etmek zorunda kaldıkları antrenman süreçleri ve performans durumları hakkında bilgi toplamak ve inceleme yapmak amaçlandı. Bu kapsamda sporcuların fiziksel, motorik ve psikolojik durumları hakkında önemli bir kaynak oluşturulmaya, mevcut ve olası problemlere karşı çözümler üretilmeye çalışıldı. Bu anlamda araştırma sonuçlarının tüm spor çevrelerine ve özellikle yüksek performans sporcularına, antrenörlerine ve kulüplerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca araştırma sonuçlarının, gelecekte bu tür salgınlara karşı erken tedbirler alabilmek adına önemli bir yol haritası olacağı düşünülmektedir.

YÖNTEM

Araştırma Deseni

Araştırma, nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma desende tasarlandı. Araştırma da nicel veri toplama araçları yanında nitel araştırma tekniklerinden faydalanıldı. Araştırmanın nitel boyutunda yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanıldı. İstatistiksel işlemlerin yapılabilmesi için nicel verilerin olması gerekirken, nitel bir araştırma sonunda elde edilen veriler herhangi bir istatistiksel işleme tabi tutulmaksızın sunulabilir (Miles & Huberman, 1994; Patton, 2014). Bu sebeple elde edilen bazı veriler nicel olarak ifade edilirken, bazı veriler elde edildiği şekliyle sunuldu.

Katılımcılar

Çalışma, covid-19 salgını sebebiyle çalışmalarına evde devam etmek zorunda kalan 28 yüksek performans taekwondo sporcusunun gönüllü katılımı ile yürütüldü. Katılımcılara ait detaylar bilgilere Tablo 1’de yer verildi.

Tablo 1. Katılımcılara ait tanımlayıcı bilgiler

Etik Uygunluk

Araştırma için Trabzon Üniversitesi Sosyal ve Beşerî Bilimler Bilimsel Araştırmalar ve Yayın Etik Kurulundan Etik Kurul Belgesi alındı (Sayı: 81614018-000-E.1035).

Tüm sporcular araştırmanın amacı ve süreç ile ilgili yazılı ve sözlü olarak bilgilendirildi. Araştırma, Helsinki Bildirgesine uygun olarak yürütüldü.

Veri Toplama Aracı

Katılımcıların Covid-19 süreci hakkındaki görüşlerini ve performans durumlarını tespit edebilmek amacıyla araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ve Borg metodundan faydalanıldı.

Yarı yapılandırılmış görüşme Formu: Geliştirilen forma ait sorular oluşturulduktan sonra, 3 alan uzmanının görüşleri doğrultusunda sorulara son şekli verildi. Form, katılımcıların evde spor yapmak için yeterli imkanları olup olmadığı, yaptıkları antrenmanların kapsamı, sıklığı ve süresi, almış oldukları destekler ve destek araçları ve bu antrenmanlar hakkındaki olumlu ve olumsuz görüşlerini ifade edebilecekleri sorulardan oluşmaktadır.

Borg Metodu: Sporcuların antrenman şiddetlerinin belirlenmesinde Borg Metodu kullanıldı (Borg, 1982). Bu metot, antrenman sırasında algılanan zorlanma derecesi ile kalp atım değerleri arasındaki ilişkiye dayanır. Yapılan çalışmalar, algılanan zorluk derecesi ile kalp atım değerleri arasında pozitif yönde yüksek ve çok yüksek ilişkiler olduğunu göstermektedir (Borg, 1982; Schermelleh-engel et al., 2003; Scherr et al., 2013; Skinner et al., 1973). Borg skalası 6 ila 20 arasındaki değerlerden oluşur ve 6: hiç yorulmadım, 20: çok yoruldum şeklinde yorumlanır. Sporculardan egzersiz sırasındaki yorgunluk düzeylerini 6-20 aralığında seçmeleri ve 1 hafta boyunca her antrenman için bu değerleri not ederek araştırmacılarla paylaşmaları istendi.

Veri Toplama Süreci

Bu araştırma, elit taekwondo sporcularının Covid-19 sebebi ile evde devam etmekte oldukları antrenman süreçleri ve performans durumları hakkında bilgi toplamak ve inceleme yapmak amacıyla yürütüldü. Teorik temel oluştuktan sonra verilerin toplanması aşamasına geçildi.

Verilerin toplanması sürecinde, aktif olarak ulusal ve uluslararası yarışmalara katılan yüksek performans sporcuları ile araştırmanın amacına ilişkin görüşüldü. Gerekli bilgilendirmeler yapıldıktan sonra; toplanan verilerin güvenirliğine, bilgilerin ve aynı zamanda katılımcıların kimliklerinin saklı tutulacağına ve çalışmanın herhangi bir bölümünde isimlerinin geçmeyeceğine dair güvence verildi. Verilerin toplanabilmesi amacıyla, araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak, sporcularla online platformlar aracılığıyla iletişime geçildi ve hazırlanan soruları yazılı olarak yanıtlamaları istendi. Görüşlerin tamamı bilgisayarda kayıt altına alındı.

Oluşturulan görüşme formu, açık ve kapalı uçlu sorulardan oluşmaktadır. Araştırmanın sportif performans boyutunun incelenebilmesi amacıyla Borg skalasından faydalanıldı.

Verilerin Analiz

Çalışma kapsamında elde edilen yazılı dokümanlar tekrar tekrar okundu ve alakasız konuların çıkartılmasıyla veriler sadeleştirildi. Bu kapsamda verilerin analizinde içerik ve betimsel analiz tekniklerine başvuruldu.

Betimsel analizde veriler, oluşturulan temalara göre özetlendi ve yorumlandı. Ayrıca sporculara ait görüşlerin çarpıcı bir biçimde yansıtılabilmesi amacıyla doğrudan alıntılara yer verildi (Yıldırım & Şimşek, 2013). Betimsel analiz kapsamında, yeni kavram ve temaları ortaya çıkarmak ve derin bir işleme tabi tutmak için içerik analizi tekniği kullanıldı (Çepni, 2011; Ekiz, 2013; Yıldırım & Şimşek, 2013). Betimsel ve içerik analizi aşamasında verilerin doğru kodlanabilmesi için alanında uzman 3 farklı araştırmacının görüşleri alındı.  Aynı temalar altındaki kodların sunumu aşamasında frekans analizinden yararlanıldı, frekanslar yüzdesel olarak gösterildi ve tabloların altında ifadelerin doğrudan sunumlarına yer verildi.

Araştırmanın sportif performans boyutuna ait veriler Borg skalası ile toplandı. Borg skalası ile toplanan veriler, cinsiyet faktörüne göre tanımlayıcı istatistiklere tabi tutuldu. Tanımlayıcı istatistiklerin hesaplanmasında SPSS 25 yazılımı kullanıldı.

BULGULAR

Araştırmadan elde edilen bulgular; sporcuların mevcut durumları ve mevcut durumlarıyla ilgili görüşlerine ait verilerin analizinden oluşmaktadır.

Tablo 2. Sporcuların Mevcut Durumlarına İlişkin Bilgiler

Sporcuların Covid-19 sebebiyle evde yürütmek zorunda kaldıkları spor yaşamları hakkındaki bilgi ve verilerin analizi sonucunda, elit sporcuların %82,1 oranında evlerinde spor yapmak için yeterli imkanları olduğu, haftada 3-7 aralığında antrenman yapabildikleri, %67,9’unun herhangi bir mobil uygulama kullanmadığı ve %64,3’ünün antrenör desteği aldığı tespit edildi (Tablo 2).

Tablo 3. Sporcuların Antrenman Niteliklerine İlişkin Bilgiler

Sporcuların yürütmekte oldukları antrenmanların sıklığı, süresi ve şiddeti hakkında elde edilen verilerin analizi sonunda, haftada ortalama 5,5±1,11 adet antrenman yapabildikleri, haftalık toplam antrenman sürelerinin ortalama7,47±3,17 saat olduğu ve antrenman şiddetlerinin ortalama %54,65±7,85 olduğu tespit edildi (Tablo 3).

Tablo 4. Sporcuların Antrenman Kapsamlarına İlişkin Bilgiler

Sporcuların yapmış oldukları antrenmanların kapsamı incelendiğinde, sporcuların büyük oranda kuvvet, teknik, esneklik ve dayanıklılık özelliklere yoğunlaştıkları ifade edilebilir (%>60,71) (Tablo 4).

Tablo 5. Sporcuların ev antrenmanları hakkındaki görüş ve düşünceleri

Sporcuların, “Evde yapılan antrenmanların size olan olumlu katkıları ve olumsuz yönleri nelerdir?”  Sorusuna vermiş oldukları yanıtlar incelendiğinde, sporcuların %42,86 oranında materyal ve destek problemi yaşadığı tespit edildi.  Konuyla ilgili katılımcıların belirttiği bazı görüşler şu şekildedir.

S1: Çok yeterli malzemem olmadığı için performansımı artırmaya yönelik antrenman yapamıyorum…

S7: Partner ve yeterli alan olmadığı için ve antrenman ortamından uzak olduğu için çok zor…

S21: Bence evde antrenman yapmak çok zor. Bana faydalı olduğunu hissetmiyorum. Evimiz antrenman yapmak için uygun değil. Bu yüzden her gün çalışamıyorum. Antrenman yaptığımda da sadece antrenman yaptım demek adına bazı egzersizler yapıyorum. Evde çalışacak bir rehberim olsaydı belki de söylediklerimin aksini söyleyebilirdim.

Sporcuların yaşamış olduğu bir diğer baskın sorunun ise, yüklenme ve uyum problemi olduğu tespit edildi. Sporcuların %21,43’ü teknik antrenmanların eksik kalmasından, müsabaka yapamamaktan ve antrenmanların düşük şiddette geçmesinden olumsuz etkilendiklerini ifade etti. Katılımcıların sorunla ilgili belirttiği bazı görüşler şu şekildedir.

S14: Evde yapılan idmanlarla ben kendimizi çok fazla ileriye taşıyabileceğimizi düşünmüyorum sonuçta sizin yanınızda sizin eksiklerinizi sürekli halde gözetecek antrenörleriniz bulunmuyor…

S15: Evde yapılan antrenmanların normale göre daha düşük geçtiğini belirtmek istiyorum.

S20: Ama antrenman yaparken çok çabuk dağılıyorum. Bu da benim için olumsuz etki.

Sporcuların evde yaptıkları antrenmanların onlara olumlu katkıları incelendiğinde, %82’sinin performanslarını korumaya ve geliştirmeye dönük olarak önlemler aldığı ve fırsatlar oluşturdukları tespit edildi. Performans koruma ve geliştirme temasına ait bazı sporcu görüşleri şu şekildedir.

S4: Evde yapılan antrenmanların geliştirdiğini düşünmüyorum sadece bu zorlu süreçte formdan düşmememiz için elimizden geldiği kadar uğraşıyoruz.

S5: Teknik düzeltme yapmak için zamanım olması iyi oldu tabi kondisyon filan için baya kötü bir durum. Fiziksel olarak sadece durumu koruyabiliyorum.

Ev antrenmanlarının sporculara sağladığı avantajlardan bir diğerinin ise, antrenmanlı olmak hissi olduğu tespit edildi. Ayrıca bir sporcu, herkesle eşit şartlarda olduğundan bahsetti.

S11: Şu an herkes eşit şartlarda ve ayrıntılar bizi öne taşıyacaktır.

S1: Bu süreçte psikolojik olarak antrenmanlı olmak hissini yaşıyorum.

S2: Evde yapılan antrenmanlar psikolojik olarak ileriyi görebilme açısından çok faydalı bence hiçbir zaman vücut olarak geriye gitmediğini bilmek sporcu için büyük bir motivasyon kaynağı

S3: Bu süreçte formda kalmam için yeterli oluyor. Kendimi iyi hissediyorum. Normal zamanlardaki gibi etkili değil ama en azından antrenmansız kalmıyorum. Bence iyi bir sporcu her fırsatı değerlendirmelidir.

S15: Onun yanında bana en iyi gelen kısmı psikoloji. Antrenman yapıp öğünlerimi düzenli tükettiğim zaman görevimi yetine getirmiş olmanın mutluluğunu hissediyorum. Biliyorum ki bunları kendim için yapıyorum ve bu süreç bitecek.

TARTIŞMA

Fiziksel egzersizler için her ne kadar daha fazla tesis ve altyapıya ihtiyaç olsa da karantina sırasında evde egzersiz yapmak, süreci en doğru şekilde atlatabilmek adına mantıklı bir seçim olabilir. Bu araştırma, elit taekwondo sporcularının Covid-19 salgını sebebi ile evde devam etmek zorunda oldukları antrenman süreçleri ve performans durumları hakkında bilgi toplamak ve inceleme yapmak amacıyla yapıldı. Bu kapsamda, 28 sporcunun bazı demografik bilgileri yanında mevcut performans durumları ve süreç hakkındaki görüşleri alındı.

Sporcuların mevcut olanak ve durumlarının tespiti ile ilgili yapılan analiz sonuçları; %82,1’inin evlerinde yeterli imkânı olduğunu, haftada en az 3 gün, ortalama 5,5 gün antrenman yaptıklarını ve haftalık antrenman sürelerinin ortalama 7,5 saat olduğunu gösterdi (Tablo 2-3). Ayrıca yapılan analiz sonucunda sporcuların %67,9’unun herhangi bir yardımcı uygulama kullanmadığı tespit edildi. Sporcuların %64,3’ünün antrenörlerinden plan ve program gibi destekler alması bu sonucu doğrulamaktadır (Tablo 2-3).  Elde edilen sonuçlar, sporcuların büyük oranda planlı ve programlı olarak antrenmanlarına devam ettiğini göstermektedir. Sporcuların antrenman planlarının ise, %60 üzerinde kuvvet, teknik, esneklik ve dayanıklılık antrenmanlarından oluştuğu belirlendi (Tablo 4).

Jiménez-Pavón ve ark., (2020), Covid-19 salgının sebep olduğu karantina günlerinde haftada 5-7 gün, 150-300 dk. (karantina bölgesinde 200-400 dk.) aralığında aerobik egzersizler, her antrenman gününde esneklik çalışmaları, farklı günlerde denge ve koordinasyon çalışmaları yapmayı tavsiye etmişlerdir. Ayrıca egzersiz şiddetinin karantina günlerinde maksimal kalp atımının %65-70’i aralığında olmasının koruyucu bir etki oluşturacağını ifade etmişlerdir. Öte yandan covid-19 hastalığına yakalananların egzersiz için dikkatli olması gerektiği, fakat sağlıklı bireylerin evde egzersize devam etmesi gerektiği rapor edilmektedir (Halabchi et al., 2020). Araştırma bulguları nicel olarak literatürü desteklese de örneklem grubumuzun yüksek performans sporcuları olduğu düşünüldüğünde, mevcut yürütmekte oldukları antrenman planlarını güncellemeleri gerektiği ifade edilebilir. Sporcuların kendi nitel ifadeleri de bu çıkarımı desteklemektedir.

Yapılan betimsel incelemeler ve içerik analizi sonunda sporcuların; antrenman malzemeleri, mekân ve ortam, antrenör ve partner konuları ile ilgili sorun yaşadıkları tespit edildi. Sporcular evlerinde yeterli imkân olduğunu belirtmelerine rağmen, bu imkanların onları tatmin etmediği anlaşılmaktadır. Sporcuların antrenman materyali, antrenör ve partner ihtiyaçlarının, onların düşük yoğunluklu, yetersiz teknik ve yetersiz müsabaka antrenmanı yapmalarına sebep olduğu düşünülmektedir. Sporcuların yüklenme ve uyum temasına ait görüşleri bunu doğrulamaktadır. Ayrıca Borg skalası ile belirlenen, sporcuların yapmış oldukları antrenmanlara ait zorlanma dereceleri de sporcuların yeteri kadar zorlayıcı antrenman yapamadıklarını göstermektedir. Sporcuların ortalama Borg değerlerinin 10,93±1,57 olduğu tespit edildi. Bu değer antrenmanlar sırasında sporcuların ortalama kalp atışlarının 110 civarı olduğunu ve %55 yüklenme şiddetinde antrenman yapabildiklerini gösterir. Hettinger (1966)’e göre, yüksek performans sporcularında uyaranın şiddeti %70’in altına düşmemelidir. Antrenmana dönük belirli yetilerin geliştirilebilmesi için, uyarıcının şiddeti, antrenmanlara ait kazançların edinilmeye başladığı düzeyin ötesinde bir eşiğe ulaşmalıdır (Dündar, 2015). Hettinger (1966), güç antrenmanlarında maksimal değerin %30’unun altına düşülmemesi gerektiğini, bu uyaran altındaki şiddetlerin antrenman etkisi oluşturmadığını ifade etmektedir. Bu kapsamda, sporcuların antrenman şiddetini artırıcı önlemler alması gerektiği ifade edilebilir.

Betimsel incelemeler ve içerik analizi sonuçları, sporcuların yapmış oldukları antrenmanların büyük oranda mevcut durumlarını korumaya yönelik olduğunu göstermektedir. Ayrıca, sporcuların salgın sürecini avantaja çevirebilmek adına normal zamanlarda yeterli vakit ayıramadıkları eksiklerine yoğunlaşmaya çalıştıkları tespit edildi.  Yüksek performans sporcularının planlı ve programlı yaşam tarzlarının olabildiğince ev ortamında da devam ettiği ifade edilebilir. Sporcular vakitlerini en uygun şekilde geçirmeye çalışmaktadır. Bu durum sporcuları psikolojik olarak da etkilemektedir. Sporcuların salgın sürecinde yapmış oldukları antrenmanların, onları psikolojik olarak desteklediği tespit edildi (Tablo 5).  Sporcular antrenmanlı olmak hissinin onlara iyi geldiğini ifade etmişlerdir.  Yapılan çalışmalar fiziksel egzersizin stres, depresyon ve kaygı gibi  hislerin azalmasında etkili olduğunu göstermektedir (Guszkowska, 2004; Lun et al., 2018; Manzoni et al., 2008). Ayrıca antrenmanın onlar için bir görev olduğu düşünüldüğünde, görevlerini yapmış olmak onlarda iyi hisler oluşturmaktadır. Uluslararası organizasyonların, finansman kuruluşlarının, Olimpiyat Komitesinin, hükümetlerin ve spor organizasyonlarının da bahsettiğimiz iyi olma ve iyi hissetme halini sürdürmeye çalıştığı, olimpik sporcular için danışman hizmetlerini desteklediği bilinmektedir. Bu stratejilerin amacı, olimpik sporcuların mevcut koşullarda en iyi sonuca ulaşmasıdır (Schinke et al., 2020).

SONUÇ VE ÖNERİLER

Covid-19 pandemisinin spor çevrelerini de büyük oranda etkilediği aşikardır. Fakat bu kriz günlerinde, özellikle yüksek performans sporcularının mümkün olan en iyi kalitede antrenmanlarına devam edebilmeleri, en azından mevcut durumlarını koruyabilmeleri gerekir. Araştırma sonuçları, elit sporcuların büyük oranda yeterli fiziksel çevreye sahip olduğunu, haftalık ortalama 6 antrenman yaptıklarını ve toplamda 7,5 saat çalıştıklarını, fakat antrenman şiddetinin beklenilenden ve olması gerekenden düşük seviyelerde olduğu, materyal, antrenör ve partner desteğinin yetersiz olduğunu ve bazı motivasyonel problemler yaşadıklarını gösterdi. Sporcuların performanslarını geliştirici antrenmanlardan ziyade mevcut durumlarını koruyucu bir strateji belirledikleri ifade edilebilir.

Bu süreçte, imkanlar doğrultusunda uzaktan iletişim oranlarının arttırılması, uzaktan etkileşime maksimum seviyede olanak sağlayan teknolojik araçların kullanıma sunulması, bireysel programlara fizyolojik ve fiziksel özelliklere göre yeniden yön verilmesi ve sıkı takibinin yapılması, sporcuların ifade ettiği problemlere çözüm olabilir. Ayrıca bu süreçte, aile ve arkadaş desteğini arttırıcı önlemler alınabilir.

Araştırmanın orijinaline buradan ulaşabilirsiniz.

KAYNAKÇA

Biscayart, C., Angeleri, P., Lloveras, S., Chaves, T. do S. S., Schlagenhauf, P., & Rodríguez-Morales, A. J. (2020). The next big threat to global health? 2019 novel coronavirus (2019-nCoV): What advice can we give to travellers? – Interim recommendations January 2020, from the Latin-American society for Travel Medicine (SLAMVI). Travel Medicine and Infectious Disease, 33, 101567. https://doi.org/10.1016/j.tmaid.2020.101567

Borg, G. A. (1982). Psychophysical bases of perceived exertion. Medicine and Science in Sports and Exercise, 14(5), 377–381.

Camacho-Cardenosa, A., Camacho-Cardenosa, M., Olcina, G., Timón, R., & Brazo-Sayavera, J. (2019). Detraining effect on overweight/obese women after high-intensity interval training in hypoxia. Scandinavian Journal of Medicine & Science in Sports, 29(4), 535–543. https://doi.org/10.1111/sms.13380

Çepni, S. (2011). Araştırma ve proje çalışmalarına giriş (C. Matbaacılık (ed.)).

Dündar, U. (2015). Antrenman Teorisi (9th ed.). Nobel.

Ekiz, D. (2013). Eğitimde araştırma yöntem ve metotlarına giriş: Nitel nicel ve eleştirel kuram metodolojileri. Anı Yayıncılık.

Guszkowska, M. (2004). Effects of exercise on anxiety, depression and mood. Psychiatria Polska, 38(4), 611—620.

Halabchi, F., Ahmadinejad, Z., & Selk-Ghaffari, M. (2020). COVID-19 Epidemic: Exercise or Not to Exercise; That is the Question! Asian Journal of Sports Medicine, 11(1), 1–3. https://doi.org/10.5812/asjsm.102630

Hettinger, T. (1966). Isometric Muscle Training. Verlag.

Jiménez-Pavón, D., Carbonell-Baeza, A., & Lavie, C. J. (2020). Physical exercise as therapy to fight against the mental and physical consequences of COVID-19 quarantine: Special focus in older people. Progress in Cardiovascular Diseases, 1–3. https://doi.org/10.1016/J.PCAD.2020.03.009

Lun, K. W., Chan, C., Ip, P. K., Ma, S. Y., Tsai, W., Wong, C., Wong, C. H., Wong, T., & Yan, D. (2018). Depression and anxiety among university students in Hong Kong. Hong Kong Medical Journal, 24(5), 466–472. https://doi.org/10.12809/hkmj176915

Manzoni, G. M., Pagnini, F., Castelnuovo, G., & Molinari, E. (2008). Relaxation training for anxiety: A ten-years systematic review with meta-analysis. BMC Psychiatry, 8(41), 1–12. https://doi.org/10.1186/1471-244X-8-41

Miles, M., & Huberman, A. (1994). Qualitative Data Analysis (2nd ed.). Sage.

Oliveira, R., Santa-Marinha, C., Leão, R., Monteiro, D., Bento, T., Rocha, R., & Brito, J. (2017). Exercise training programs and detraining in older women. Journal of Human Sport and Exercise, 1(12), 142–155. https://doi.org/10.14198/jhse.2017.121.12

Parnell, D., Widdop, P., Bond, A., & Wilson, R. (2020). COVID-19, networks and sport. Managing Sport and Leisure, 1–7. https://doi.org/10.1080/23750472.2020.1750100

Patton, M. (2014). Qualitative Research & Evaluation Methods (4th ed.). Sage.

Psilander, N., Eftestøl, E., Cumming, K. T., Juvkam, I., Ekblom, M. M., Sunding, K., Wernbom, M., Holmberg, H. C., Ekblom, B., Bruusgaard, J. C., Raastad, T., & Gundersen, K. (2019). Effects of training, detraining, and retraining on strength, hypertrophy, and myonuclear number in human skeletal muscle. Journal of Applied Physiology, 126(6), 1636–1645. https://doi.org/10.1152/japplphysiol.00917.2018

Rodriguez-Morales, A., Bonilla-Aldana, D., Balbin-Ramon, G., Rabaan, A., Sah, R., Paniz-Mondolfi, A., Pagliano, P., & Esposito, S. (2020). History is repeating itself: Probable zoonotic spillover as the cause of the 2019 novel Coronavirus Epidemic. Infez Medicine, 1(28), 3–5.

Rodríguez-Morales, A. J., MacGregor, K., Kanagarajah, S., Patel, D., & Schlagenhauf, P. (2020). Going global – Travel and the 2019 novel coronavirus. Travel Medicine and Infectious Disease, 33, 1–5. https://doi.org/10.1016/j.tmaid.2020.101578

Schermelleh-engel, K., Moosbrugger, H., & Müller, H. (2003). Evaluating the fit of structural equation models: Tests of significance and descriptive goodness-offit measures. Methods of Psychological Research, 8(2), 27.

Scherr, J., Wolfarth, B., Christle, J. W., Pressler, A., Wagenpfeil, S., & Halle, M. (2013). Associations between Borg’s rating of perceived exertion and physiological measures of exercise intensity. European Journal of Applied Physiology, 113(1), 147–155. https://doi.org/10.1007/s00421-012-2421-x

Schinke, R., Papaioannou, A., Henriksen, K., Si, G., Zhang, L., & Haberl, P. (2020). Sport psychology services to high performance athletes during COVID-19. International Journal of Sport and Exercise Psychology, 1–4. https://doi.org/10.1080/1612197X.2020.1754616

Skinner, J., Hutsler, E., Bergsteinova, V., & Buskirk, E. (1973). The validity and reliability of a rating scale of perceived exertion. Medicine and Science in Sports, 5(2), 94–96.

Wang, C., Horby, P. W., Hayden, F. G., & Gao, G. F. (2020). A novel coronavirus outbreak of global health concern. The Lancet, 395(10223), 470–473. https://doi.org/10.1016/S0140-6736(20)30185-9

Yıldırım, A., & Şimşek, H. (2013). Sosyal bilimlerde nitel araştırma yöntemleri (S. Yayıncılık (ed.); 9th ed.).

Bir cevap yazın

error

Paylaşımı Beğendiyseniz, Paylaşabilirsiniz